“Yasak, Yalan, Yolsuzluk, Yoksulluk…” Işte Rabia

3068
“Yasak, Yalan, Yolsuzluk, Yoksulluk…” Işte Rabia

‘Evinin dibinden sesleniyorum; şu kadar yüreğin varsa çık karşıma…’
CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Üsküdar’da konuştu. Muharrem İnce bugün Beykoz Mitingi’nden sonra ikinci mitingini Üsküdar’da yaptı. İnce, ilk defa Erdoğan için bu kadar sert açıklamalarda bulundu.

İnce, “1071’den beri bu topraklar böyle yalancı görmedi… Kuldan utanmaz, Allah’tan korkmaz yalan söylüyor. Diyarbakır Mitingi’nde Türk Bayrağı yoktu diyor… Yalan, her yer Türk Bayrağı’ydı bura gibi…” dedi.

Burada bir mim koymak gerek…

Gerçek bir devlet adamı asla kendini yalancı durumuna düşürmez, gereğini yapar…

Ama gerekirse papaz cübbesi giyerim diyebilenlerden de devlet adamı olur mu?

Cevabını siz verin…

———————————————-

CHP‘nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Üsküdar’da konuştu.  23 Haziran’da Maltepe Meydanı’ndaki İstanbul Büyük Buluşması’nda hedeflerinin 5 milyon olduğunu belirten İnce, herkesin tuttuğu takımın forması ile gelmesini istedi. İnce, “Cumhuriyet tarihinin en büyük mitingini istiyorum” dedi. “24 Haziran’da hep beraber ‘bay bay Recep’ diyeceğiz” diyen  Muharrem İnce Rabi işaretinin anlamını açıkladı; “Yasak, yalan, yolsuzluk, yoksulluk…” ifadelerini kullandı.

Muharrem İnce’nin açıklamalarından satır başları:

Az önce Beykoz çayırında bir miting yaptık. Fakat çim olduğu için otobüs battı. Gerçi Türkiye’yi batıranların yanında bir otobüs batmış bir şey mi? Otobüs battı sağolsun, milletvekilimiz kendi otobüsünü verdi, emanet otobüsle konuşacağız.

Bugün 41. gün, 93. miting. Sokaktaki değişim rüzgarı, heyecan, umut bana şunu söyletiyor: Bu iş bitti, bu iş TAMAM! Seçim ciddi bir iştir, son ana kadar devam eden bir iştir. 24 Haziran’a kadar her biriniz 3 kişiyi ikna edeceksiniz, söz mü?

Üsküdar’dayız, Yavuztürk Mahallesi hala aynı kadere mahkum. 16 yıldır Türkiye’yi, 24 senedir İstanbul’u yönetiyor.

Müslümanlığa en büyük zararı bunlar verdi. Bunlar böyle, “Haram helal ver Allahım, garip kulun yer Allahım.”

OHAL’i kaldıracağız, Türkiye hukuk devleti olacak, özgürleşecek.

Önce gittim Akşener’e başaralılar diledim, Karamollaoğlu’na gittim başarılar diledim, Demirtaş’a gittim başarılar diledim, Erdoğan’a gittim başarılar diledim. Amacım uzlaşmak. Erdoğan, milletimiz için sana bile geldim

Millet bir bardak çay içemezken, kilosu 4 bin beş yüz liraya çay içen bu milletin halinden anlamaz. O saraylı ben milletin evladı. O beyaz Türk, onun hiçbir şeyi yerli değil. Ondan kurtulacağız. 81 milyonun cumhurbaşkanı olacağım.

Yalova’da bir pazarcı abla telefon açtı, dedi ki, Muharrem Bey ofisine geldim seni bulamadım. Telefonda söyle dedim, söyleyemem dinleniyor dedi. Türkiye’nin geldiği durumu görüyor musunuz? Türkiye’yi yeniden telefonları dinlenmeyen bir ülke yapacağız.

Erdoğan’a evinin dibinden bir kez daha sesleniyorum. Sen dünya liderisin Erdoğan, çakma dünya lideri. Ben ustayım diyorsun, bana da çırak diyorsun. De, dilin kemiği yok. Sana evinin dibinden sesleniyorum, sen de şu kadar yürek, bilgin varsa çık televizyonda karşıma! Hani sen dünya lideriydin, niye gelemiyorsun! Üsküdarlılar, Erdoğan’la aynı şehirde yaşıyorsunuz.

Televizyonda çıksın mı karşıma? (Evet cevapları) Bak seni istiyor Üsküdarlılar Erdoğan, çık karşıma. Ben ekonomi tartışamam, diplomam yok diyorsan ona karışmam. Arkamdan atıp tutma. Arkamdan konuşuyorsun, siyaset er meydanı işidir. Evinin önünden sesleniyorum sana.

Terörü istismar ediyorsun. Bir gün barış, bir gün savaş diyorsun. Asfaltların altına bomba döşenirken seyrediyorsun, sonra şehit babası oluyorsun. Bir gün idam istiyorsun, sonra İmralı’yla arasında postacılık yapıyorsun.

Diyor ki, Demirtaş’a gitti. Gittim, sana mı soracağım. Akşener’e de gittim, Demirtaş’a da gittim. Milletiiz için sana bile geldim.

Meydanlara geliyor, “Sizden birisiyim” diyor. 16 yıl önce öyleydi ama harama bulaştı, saraylı oldu. O artık beyaz Türk, saraylı! Giydiği yerli değil, yediği yerli değil, gezdiği yerli değil. Ondan kurtulacağız.

Meydanlarda “Bunların kafası basmaz” diyor. Senin kafan basıyordu da ilkokul mezunu FETÖ nasıl kandırdı seni. Allah’ın sopası yok, geçen gün Yalova’da Bay Muharrem diyeceği Bay Erdoğan dedi. Bye bye Erdoğan, bye bye Erdoğan!

Bedelli askerlik hiç içime sinmiyor ama bir şartla kabul ederim. Bir, son kez çıkabilir. İki, toplanacak paraların 3’te birini er olarak askere gidenlere vereceğiz. 3’te birini, şehit ve gazi yakınlarına vereceğiz. Diğer 3’te birini de savunma sanayine vereceğiz. Böyle olursa kabul edebilirim, ama son kez.

Bu bir seçim değil, bu bir dip dalgası, halk hareketi; geliyor, geliyor…

Seçim uzun ince bir yoldur doğru; ‘uzun’ kısmı bitti, şimdi ‘ince’ dönemi başlıyor.

Diyarbakır’da mitinge gelenler HDP’liydi dedi. Kavun mu bunlar, kokusundan mı anladın! MİT söylemiş, Muharrem İzleme Teşkilatı mı MİT! Bu kurumların hepsini yeniden yapılandıracağız. MİT Ertdoğan’a eksik bilgi vermiş, Diyarbakır’da miting alanında çok sayıda Ak Partili kardeşim vardı.

Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray üçü yan yana, işte o mitingde formalarınızla gelmenizi istiyorum. Kardeşliğe oradan başlayacağız. Türkiye’yi barıştıracağız. Türkiye’de yangın var, bu yangını söndürmek için bütün formaları biraraya getirmek lazım. Cumhuriyet tarihinin en büyük mitingini istiyorum.