Kılıçdaroğlu’ndan Fransa’ya çok sert tepki: Çağ dışı kalan sizsiniz

90
Kılıçdaroğlu'ndan Fransa'ya çok sert tepki: Çağ dışı kalan sizsiniz

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu.

İşte Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar:

ÜÇ FİDAN’I ANARAK BAŞLADI

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan üç güzel insan.  6 Mayıs 1972’de 3 güzel fidanımızı dar ağacında kaybettik. Siyasal idamların toplumların belleğinde derin yer ettiğini artık kabul etmek zorundayız. Bugün siyasi idamların olmaması toplumda derin yarılmaların engellenmesi için önemlidir.

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı asla unutmayacağız. Ve Dün bir gazetemiz 94. yıl dönümünü kutladı. Cumhuriyet Gazetesi. Darbelere baskılara direndiği için ağır bedeller ödemiştir. Bugün Cumhuriyet Gazetesi bütün baskılara rağmen yoluna devam etmektedir. 20 Temmuz darbesine karşı en dik duran en onurlu duran gazetelerden biridir.

FRANSA’DAKİ İSİMLERE AĞIR SÖZLER

Siyasetle dinin ayrılması gerektiğini hepimiz biliyoruz. Herkesin inancına saygı duymak insan olmanın gereğidir zaten. Fransa’da aralarında bir grup sanatçı Kuran-ı Kerim’den bazı ayetlerin çıkarılmasını istiyor. Buradan bir kere daha sesleniyorum çağ dışı kalan Kuran-ı Kerim değil sizsiniz. İslamiyet’in bir barış dini olduğunu bütün dünya biliyor. Siz İslamiyet’i nasıl böyle tanımlarsınız. Onlara sadece bir tavsiyem var; Sevgili Peygamberimizin Veda Hutbesi’ni okuyunuz.

‘MUHARREM İNCE İLE EZBER BOZDUK’

Geçen hafta ezberleri bozduk. Sayın Muharrem İnce demokrasiye bağlı bir kişidir, insan haklarını bilir. Sen ben yapmaz. Kürsüye devet ettiğimde göğsündeki rozeti çıkarttı ben de cebimdeki Türk bayrağını çıkarttım ona takdim ettim. Cumhurbaşkanı seksen milyonun cumhurbaşkanı olmalı.

Muharrem İnce hiç bir zaman ayrım yapmadı. Böyle bir kişi Cumhurbaşkanlığı makamını hak ediyor. Muharrem İnce milleti bölmüyor, bana oy veren bizden vermeyen değil. Oy vermeyenler münafik bu adam ülkenin cimhirbaşkanlığı koltuğunda oturuyor. Seksen milyonun cumhurbaşkanı olmak istiyor. Ama kusura bakma sen değilsin.

CUMHURBAŞKANI’NDAN RANDEVU TALEBİ

Cumhurbaşkanı adayımız Muharrem İnce ne diyor, randevu istedim diyor gidip herkesi ziyaret edeceğim diyor ama Demirtaş’ı izinsiz göremem o yüzden Adalet Bakanlığı’ndan izin istedim gidip herkesi göreceğim diyor. Muharrem İnce bir öğretmen bu ülkenin binlerce çocuğuna ders verdi.

Bütün öğretmenlere ve bütün anne babalara sesleniyorum siz Muharrem İnce’ye sahip çıkmak zorundasınız onu cumhurbaşkanı koltuğuna oturtmak zorundasınız. Muharrem İnce tek adamlığa oynamıyor. ‘Demokrasisi gelişmiş bir ülke istiyorum’ diyor. O halkına milletine inanıyor. Muharrem İnce’yi cumhurbaşkanı adayı seçtik bey efendide soluk attı. Olur efendim senden çok çok çok daha iyi olur.

15 yıl önce hiç kimse Türkiye’nin beka sorunu var diyemezdi. Ne oldu da 15 yıl sonra Türkiye’de bir beka sorunu ortaya çıktı. Ben size sekiz madde sayacağım. Birincisi devlette liyakat sistemi yok edildi. Müsteşar olmak için devlette en az 12 yıl çalışmak gerek yani işi ehline vermek gerek. Bunlar ne dediler sadakat. Liyakat yok edilince devlet yönetimi kişiselleştirildi ve tek belirleyici yer Saray olarak ortaya çıktı.

Saray’ın tek berileyici olması bürokrasinin işleyişini alt üst etti. Saray’ın tak belirleyici olması devlet hizletlerini bozdu. Sabah kalktı TEOG’u kaldırıyorum dedi. Dördüncü neden yetkilerin bir merkezde toplanması sorunlara kaynak yaratıyor. Türkiye bugün bu örneği yaşıyor. Bir beka sorunu varsa yetkinin bir kiyişe verilmesi nedeniyledir. Beşinci neden; bütün devletlerle barış içindeyrdik. Ortadaoğu’da bir sorun çıktığı zaman bizim kapımıza gelirlerdi. Bfün Türkiye Ortadoğu’nun şamar oğlanına döndü. 30 milyar dolar Suriyelilere harcadılar.

Bu Suriyelilerin bir kısmı yer altına kayacak. Bizim vatandaşımız ikinci sınıf vatandaşa dönüştü.  Altıncı neden ihbar mekanizması. Eğer ihbar mekanizması belirleyici unsur olarak ortaya çıktıysa vay o devletin haline. İhbarcılıkla devlet yönetilir mi? Benim bu söylediklerimden hangisi yanlış?”  Yedinci unsur yolsuzlaklardır. Yılsuzluklar AKP hükümeti ile gündeme geldi. Yolsuzlak yapanlar burlar devleti yönetenler.

O kadar öne gittiler ki sözde bir din adamı yolsuzluklardan devleti yönetenin de payı vardır dedi. Sekizinci unsur medyanın kontrol altına alınması. Şu anda medyanın yüzde 90’ını hükümet kontrol ediyor. S atılık kalemler ve satılık patronlar var. Satılık patronların tamamı bu devletten aldıkları vergiler ile besleniyor. Simdi size soruyorum bunun hangisini dış güçler yapıyor.

‘ERDOĞAN BENİ DİNLİYOR ÇOK İYİ BİLİYORUM’

Erdoğan beni dinliyor ve şunu çok iyi biliyor ki ona yalan söylemeyen tek kişi benim. Buradan çağrı yapayım yanına danışmanını al. Sen doğruları söylemiyorsun millete. Dünyada enerji konusunda Türkiye dışında bir devlet var mı yok. Diyor ki istihdam artışı yapılacak ve Türkiye’nin önü açılacak.

Bitlis’in sigara fabrikasını neden sattın kardeşim. Şimdi benim söylediklerimi söylüyor. Şu Kilis’teki işsizlerin sırası bu da Trabzon’da. Trabzonlu kadınlara sesleniyorum seni bu duruma getiren adama oy verme verme. Kilislilere sesleniyorum seni ikinci sınıf vatandaş yapanlara oy verme oy verme. Uyan artık uyan.

Başına taş düşmüş faizler düşecek demiş, Kılıçdaroğlu dediğine göre not almış oraya ama faizleri düşüremediler. Devletin yeni rakamları çıktı dışarıya ödenen faiz 151 milyar dolar. Faizleri indiremiyor. Ekonomiyi yönetemiyor Türkiye’yi yönetemiyor. Ben Bü ülkeyi iyi yönetiyorum diyen bu adamlardan bu millete yarar gelmez.

16 yıldır bu ülkeyi yönetiyorsun dar gelirlinin üzerine yıktın bütün yükü. Havuzcuların üzerindeki vergi yükünü kaldırdı. Adalet olacak bu memlekette, demek ki yok. Demek ki beni dinlemiş.  Daha önce de buzdolabı televizyondan bahsediyordu. Bugün konuşma yapmış, Muharrem İnce gelince asfaltları mı sökecek demiş. Çünkü bütün dünyası bu ayıp. Hedefe bak. biz yol yaptık köprü yaptık. İran üniversitelerinin ürettiği bilgi Türkiye’yi geçti bu ayıp sana yeter. Yolsuzukla sen mücadele edebilir misin mümkün değil. Sen bunu yapamazsın. “