CHP’liler arasında çarpıcı anket

1039
CHP'liler arasında çarpıcı anket

KONDA’nın raporuna göre, 15 Temmuz darbe girişimini mizansen olarak değerlendiren CHP’li seçmenler, AKP’yi asla oy verilmeyecek partilerin başında görüyor. Sosyal medyayı en çok kullanan ve her 5 kişiden 1’inin eğitim durumu üniversite seviyesinde olan CHP’li seçmenlerin Suriyelilere dönük algıları ise MHP’yle benzer: “Bize yük olan insanlar.”

Araştırma kuruluşu KONDA’nın ‘Seçmen Kümeleri’ başlığıyla dört büyük partinin seçmenini incelediği raporun ikincisi yayınlandı. İlk olarak AKP’nin seçmen tabanı profillerinin ihtiyaç ve taleplerinin incelendiği raporun ikincisinde CHP seçmeni mercek altına alındı.

İşte sonuçlar..

2017 verilerine göre, CHP’li seçmenler arasında kadın ve erkek dağılımının neredeyse eşit olduğu söylenebilir. Türkiyeli seçmenin cinsiyet dağılımına bakıldığında kadınların yüzde 48, erkeklerin yüzde 52 oranında dağılım gösterdiği; CHP’li seçmenler arasında kadınların yüzde 49 ile ortalamadan biraz daha fazla olduğu, yüzde 51 oranına sahip erkek seçmenle değerlendirildiğinde kadın erkek oranının neredeyse eşit olduğu görülüyor.

CHP’ye oy veren kesimlerin ağırlıklı olarak, yüzde 66 oranında orta ve üst yaş gruplarından oluşuyor. Seçmenlerin yüzde 34’lük kesimini 49 ve üstü yaşındakiler oluşturuyor ve orta yaş grubu diyebileceğimiz 33-48 yaş arasındakiler de yüzde 32’lik bir orana sahip. Geriye kalan yüzde 34’lük kesim ise 18-32 yaş grubu aralığındaki gençlerden oluşuyor

SEÇMENLERİN YÜZDE 34’Ü ÜST GELİRLİLERDEN OLUŞUYOR’

CHP’li seçmenlerin yüzde 22’si, yani her beş kişiden birinin eğitim durumu üniversite seviyesinde. CHP’li seçmenlerin çoğu kendilerini muhafazakâr değil, ‘modern’ görüyorlar. Tüm seçmenler arasında kendi hayat biçimini modern olarak yorumlayanlar yüzde 27 civarındayken, CHP’de bu oran yüzde 59 ile iki katından daha fazla.

Seçmenlerin sınıfsal konumlarıyla ilgili gelir üzerinden yorumlamada bulunulduğunda üst gelirlilerin CHP’de daha fazla temsil bulduğu söylenebilir. CHP’li seçmenlerin yüzde 34’ü üst gelirlilerden oluşuyor; tüm seçmenler arasında bu oran yüzde 21. Alt gelirlilerin oranı CHP’li seçmenler arasında daha az. Alt gelirliler CHP’de yüzde 10 oranında yer alırken, Türkiye genelinde bu oran neredeyse iki katı, yüzde 19.

‘SOSYAL MEDYAYI TÜRKİYE GENELİNE KIYASLA DAHA FAZLA KULLANIYOR’

Haber seyretmek için izlenen TV tercihlerine bakıldığında CHP seçmenlerinin yüzde 20’sinin FOX TV izlediği, ikinci olarak yüzde 18’le Kanal D’yi tercih ettiği görülüyor. Fakat ayırt edici tercihin Halk TV üzerinden oluştuğu anlaşılıyor. CHP’li seçmenlerin yüzde 14’ü, tüm seçmenlerin ise sadece yüzde 4’ü Halk TV izliyor. TRT, Samanyolu, ATV, A Haber gibi kanalların CHP’li seçmenler arasında daha az tercih edildiği görülüyor.

Gündemi takip etmek açısından basılı medya yani gazeteler, tüm seçmenler arasında televizyona göre daha az tercih ediliyor. CHP’lilerin, sosyal medyayı Türkiye geneline kıyasla daha fazla kullandığı anlaşılıyor. CHP’lilerin yüzde 24’nün, tüm seçmenlerin yüzde 31’nin internete hiç girmediği görülüyor.

Bununla birlikte, CHP’li seçmenlerin sosyal medya tercihinde ilk sırada yüzde 60 ile Facebook geliyor. İkinci sırada yüzde 54 ile Whatsapp, üçüncü sırada yüzde 36 ile Instagram bulunuyor. Bu oranlar tüm seçmenlerin ortalamalarından daha fazla.

OY TERCİHİNDEKİ ETKENLER

CHP’li seçmenlerin partiye olan inançları ve bağlılık motivasyonları değerlendirildiğinde, partisine güvensiz, ancak taraftarlık ve ideolojik bağlılığı yüksek bir seçmen profili ortaya çıkıyor. CHP seçmenlerinin oy verme tercihlerine bakıldığında yüzde 47 oranıyla ideolojik nedenler önde yer alıyor.

Oysa tüm seçmenler içinde ideolojik nedenlerle oy verdiğini söyleyenler yüzde 29 oranında. Aynı zamanda, Türkiye genelinde oy tercihlerinde lider etkisi önemli bir paya sahipken (yüzde 27), CHP’de lider etkisinin çok daha düşük (yüzde 16) olması dikkat çekiyor. “Türkiye’yi kimin yönetmesini istersiniz?'” sorusu da CHP’lilerin parti tercihindeki lider etkisine dair bilgi sunuyor.

AKP ve HDP seçmenleri arasında ülke yönetiminde parti liderine (Recep Tayyip Erdoğan ve Selahattin Demirtaş’a) referans verme oranının çok yüksek olduğu görülüyor. CHP’de ise liderlik konumuna böyle bir anlam atfedilmediği anlaşılıyor.

AKP seçmenlerinin çok büyük bir kısmı, yüzde 74’ü; HDP’lilerin ise yüzde 58 parti liderlerini desteklerken CHP’de bu oran, Kemal Kılıçdaroğlu için yüzde 29’da kalıyor. MHP’lilerin sadece yüzde 24’ü Devlet Bahçeli’ye referans veriyor.

‘PARTİLERİNE BAĞLILIKLARI FAZLA’

Son 8 yılın verileri içinde, ‘Her durumda, şartlar ne olursa olsun, oy vermekten vazgeçmeyeceğiniz bir parti var mı?’ sorusuna verilen cevaplar CHP’lilerin ayırt edici farklılıklarına işaret eden hatlardan bir diğeri. Genel olarak değerlendirildiğinde CHP’li seçmenlerin kendi partilerine bağlılıklarının biraz daha fazla olduğu anlaşılıyor.

Nitekim, Türkiye genelinde ‘Asla vazgeçemeyeceğim bir parti yok’ diyenlerin oranı yüzde 44 iken, CHP’lilerde bu oran yüzde 36. 2010-2017 verilerine göre CHP’li seçmenlerin yarısından biraz fazlası yüzde 56’sı, partilerinin acil sorunları çözebileceğini düşünürken, yüzde 41’i ya sorunları çözecek parti olmadığını ya da sorunların hep böyle sürüp gideceğini düşünüyor.

‘TERCİHLERİ DAHA NET, STABİL VE KEMİKLEŞMİŞ’

Seçmenlerin 2010-2017 yılları arasında, ‘Asla oy vermem dediğiniz parti var mı?’ sorusuna verdikleri cevaplara bakıldığında, CHP’li seçmenlerde AKP karşıtlığının daha fazla olduğu, BDP/HDP’ye hatırı sayılır oranda mesafeli oldukları, buna karşın MHP’ye daha ılımlı baktıkları hemen söylenebiliyor.

İkinci olarak, Türkiye geneliyle karşılaştırıldığında ‘Asla oy vermem dediğim parti yok’ diyenlerin CHP’li seçmenlerde daha az olduğu görülüyor. Türkiye genelinde tüm seçmenler arasında bu oran yüzde 32 iken CHP’de yüzde 22. Bu durum CHP’li seçmenlerin daha net, stabil ve kemikleşmiş tercihleri olduğu şeklinde yorumlanabilir.

‘TOPLUMUN GENELİNE GÖRE HDP’YE DAHA ILIMLI BAKIYOR’

CHP’li seçmenlerin AKP’den sonra ikinci olarak mesafeli olduğu parti BDP/HDP. Partili seçmenler arasında her beş kişiden biri (yüzde 20) asla oy vermeyeceği parti olarak BDP/HDP’ye işaret ediyor. Fakat, tüm seçmenlerde bu oranın yüzde 29 olduğu düşünülürse, toplumun geneline göre CHP seçmenlerinin HDP’ye daha ılımlı baktığı söylenebilir.

‘KÜRT MESELESİNDE MÜZAKERE MASASINA DÖNÜLMELİDİR’ DİYENLER FAZLA

ürkiye geneline kıyasla CHP’li seçmenler arasında ‘Kürt meselesinde müzakere masasına dönülmelidir’ diyenler daha fazla. CHP’li seçmenlerin yüzde 34’ü (doğru ve kesinlikle doğru diyenler) müzakere masasına dönülmeli derken, tüm seçmenler için bu oran yüzde 28. Bununla birlikte CHP’li seçmenlerin yüzde 43’ü (kesinlikle yanlış ve yanlış) müzakere masasına dönülmesini onaylamıyor.

Türkiye genelinde tüm seçmenler arasında onaylamayanların oranı ise yüzde 52. CHP’li seçmenlerin Kürt meselesine bakışı hakkında bilgi veren bir başka araştırmada, ‘Sizce Kürt sorununu çözmek için ne yapılmalıdır?’ sorusuna (Aralık 2016) bakıldığında CHP’liler arasında farklı yaklaşımlar olduğu görülüyor.

Nitekim, konunun muhatapları ile masaya oturup uzlaşma yoluna gidilmelidir diyen seçmenler yüzde 47. Seçmenlerin yüzde 19’u bu sorununun barışçıl bir çözümü olmadığını, yüzde 34’ü de ülkede ‘Kürt sorunu’ diye bir sorunun olmadığını belirtmekte. Seçmenlerin yüzde 42’si Kürtçe eğitime olumsuz bakarken (kesinlikle katılmıyorum ve katılmıyorum), yüzde 40’ı olumlu yaklaşıyor (katılıyorum ve kesinlikle katılıyorum). Oysa anadilde eğitim sorusu başka ülkelerde yaşayan Türk vatandaşları için sorulduğunda CHP’li seçmenlerin daha olumlu tutum aldığı görülüyor.

‘SURİYELİLER SAVAŞI BAHANE EDİP ÜLKEMİZE GELEN FIRSATÇILAR’

Şubat 2016’da yapılan algı araştırmasının verilerinden yola çıkıp, Suriyelilerin Türkiye’ye gelmesiyle ilgili olarak CHP’lilerin olumsuz yargılara sahip oldukları söylenebilir. CHP’li seçmenler diğer parti seçmenlerine nazaran Suriyelilere ilişkin daha olumsuz yargılara sahip.

Öyle ki ‘Savaşı bahane edip ekonomik çıkarla ülkemize gelen fırsatçılardır’ ve ‘Bize yük olan insanlardır’ diyen CHP’lilerin oranı yüzde 30. Bu oran MHP’lilerde yüzde 25, AKP’lilerde yüzde 9, HDP’lilerde yüzde 9. CHP’lilerin Suriyeli algısına bakıldığında daha ulusalcı refleksler görüyoruz. Bu anlamıyla MHP seçmenleriyle daha benzer bir tutum açığa çıkıyor.

‘YÜZDE 54’Ü DARBE GİRİŞİMİNİ MİZANSEN OLARAK OKUYOR’

2016-2017 yılları arasında yapılan araştırmalarda ‘Darbe girişiminin kurgu olduğu iddiasıyla ilgili görüşünüzü hangisi daha iyi ifade ediyor?’ sorusuna cevaben CHP’li seçmenlerin ortalama yüzde 33’ü darbe girişimi olmadığını ve bunun tamamen kurgu olduğunu düşünüyor. Yüzde 21’i cumhurbaşkanı/hükümetin darbe haberini aldığını ve kontrollü olarak yapılmasına izin verildiğini söylüyor.

Yani yüzde 54’ü darbe girişimini belli bir mizansen olarak okuyor. Seçmenlerin yüzde 46’sı bir darbe girişimi olduğunu düşünüyor ancak bunlardan yüzde 25’i de cumhurbaşkanı/hükümetin darbe girişimini kendi lehine kullandığını düşünüyor

‘AB ÜYELİĞİ DOĞRU VE GEREKLİ’

CHP’li seçmenlerin yüzde 44’ü (doğru ve kesinlikle doğru) AB üyeliğinin gerekli olduğunu düşünürken, yüzde 32’si (yanlış ve kesinlikle yanlış) böyle bir gerekliliğin olmadığını düşünüyor. 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında, 20 Temmuz 2016’da ilan edilen OHAL sonrasında eğitim kurumlarından orduya, şirketlerden belediyelere kadar kayyum atanması, kapatılma, kadro değişimi gibi ciddi dönüşümler meydana geldi.

Olayların hemen akabinde Ekim 2016’da yapılan araştırmada, seçmenlerin OHAL uygulamalarına yönelik kanaatlerine bakıldığında, CHP’li seçmenlerin bu uygulamalardan oldukça rahatsız olduğu ortaya çıkıyor.

‘YÜZDE 59’U BELEDİYELERE KAYYUM ATANMASINA KARŞI’

Belediyelere kayyum atanmasıyla ilgili olarak CHP’li seçmenin Türkiye geneline göre daha olumsuz bir tutuma sahip. CHP’li seçmenlerin yüzde 59’u kayyuma atanmasına karşı olurken (kesinlikle yanlış ve yanlış) bu oranın Türkiye genelinde yüzde 29. CHP’lilerin yüzde 41’i, Türkiye genelinde tüm seçmenlerin ise yüzde 72’si belediyelere kayyum atanmasına onay veriyor

‘SEÇMENLERİN SADECE YÜZDE 22’Sİ GÜVENDE HİSSEDİYOR’

2015 yılından itibaren ‘Son günlerde yaşananlardan sonra sokağa çıkmak, kalabalık yerlerde bulunmak konusunda çekince duyuyor musunuz, güvenlik kaygısı gündelik hayatınızı etkiliyor mu?’ sorusuyla ilgili veriler, tüm seçmenlerin ortalama yüzde 35’nin güvenlik kaygısı duyduğunu ve hayatının olumsuz etkilendiğini gösteriyor.

Gündelik hayatını etkilemese de güvensiz hissettiğini söyleyenler ise yüzde 28. CHP’li seçmenlerde bu oranların, yani güvenlik kaygısının daha belirgin olarak öne çıktığını görüyoruz. CHP’lilerin yüzde 48’i güvensiz hissettiğini ve gündelik hayatının olumsuz etkilendiğini söylerken, yüzde 30’u da gündelik hayatını etkilemese de güvensiz hissettiğini söylüyor. CHP’lilerin sadece yüzde 22’si güvende hissettiğini söylüyor. (Sputnik)